Kuyu tipi hapishaneler derhal kapatılmalıdır!

Kuyu tipi hapishanelerin kapatılması talebiyle 266 gün boyunca açlık grevi yapan, ardından hastaneye kaldırılan ve üç ay boyunca yoğun bakımda yaşam mücadelesi veren siyasi tutsak Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirdiğini büyük bir üzüntü ile öğrenmiş bulunuyoruz. 

 
Gürkan Türkoğlu’nun ölümü, yalnızca bir mahpusun yaşamını yitirmesi değildir. Bu ölüm, cezaevlerinde yıllardır sürdürülen tecrit politikalarının, hukuksuz infaz rejiminin ve devletin yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmemesinin sonucudur. 
 
Devlet, gözetim ve sorumluluğu altındaki kişilerin yaşamını korumak, öngörülebilir riskleri bertaraf etmek, intihar riskini ciddiyetle değerlendirmek, gerekli tıbbi ve psikososyal tedbirleri almak ve ölüm halinde bağımsız, hızlı, etkili ve şeffaf bir soruşturma yürütmekle yükümlüdür. Bu yükümlülük anayasal ve uluslararası hukuktan doğan mutlak bir sorumluluktur. Cezaevinde yaşanan her ölüm, devletin bu sorumluluğu bakımından hesap vermesini gerektirir. 
 
Kuyu tipi hapishaneleri olarak bilinen yeni tip Yüksek güvenlikli S Tipi ve Y tipi hapishaneler, insanı toplumsal yaşamdan koparan, mutlak izolasyonu esas alan ve insan onurunu hedef alan bir infaz modelidir. Uzun süreli tecrit; yaşam hakkını, sağlık hakkını ve işkence ile kötü muamele yasağını ihlal eden sonuçlar doğurmaktadır. İnsan bedenini ve ruhunu tüketen bu sistem, hukukla değil, cezalandırma ve teslim alma anlayışıyla şekillendirilmiştir.
 
Bugün cezaevlerinde hasta mahpusların tedaviye erişiminin engellenmesi, ağır tecrit koşulları, keyfi disiplin uygulamaları ve hak ihlalleri sistematik bir nitelik kazanmıştır. Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesi de bu politikanın ağır sonuçlarından biridir.
 
Hiçbir siyasi iktidar, cezaevlerini hukukun askıya alındığı alanlara dönüştüremez. Hiçbir güvenlik politikası yaşam hakkının önüne geçirilemez. İşkence yasağı mutlaktır. Sağlık hakkı engellenemez. İnsan onuru devletin takdirine bırakılamaz.
 
DBP Hukuk Komisyonu olarak iktidarı ve ilgili tüm kurumları bir kez daha uyarıyoruz:
 
• Kuyu tipi hapishaneler derhal kapatılmalıdır.
• Ağır tecrit ve izolasyon politikalarına son verilmelidir.
• Cezaevlerinde yaşam hakkını, sağlık hakkını ve işkence yasağını ihlal eden uygulamalar derhal sona erdirilmelidir.
• Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesine neden olan süreç bağımsız biçimde soruşturulmalı, ihmali ve sorumluluğu bulunan herkes hukuk önünde hesap vermelidir.
• Hasta mahpusların tedavi ve tahliye koşullarının ivedilikle yerine getirilmelidir.
. cezaevleri bağımsız denetime açılmalıdır.
 . Şartlı tahliye hükümleri uygulanmalıdır
. AİHM kararlarına uygun yasal değişiklikler derhal yapılmalıdır 
 
Gürkan Türkoğlu’nun yaşamını yitirmesinin sorumluluğu, yaşam hakkını koruma yükümlülüğünü yerine getirmeyen ceza infaz anlayışındadır. Bu anlayış değişmediği sürece yeni hak ihlalleri ve yeni yaşam kayıpları yaşanmaya devam edecektir.
 
Gürkan Türkoğlu’nu saygıyla anıyor; ailesine, yakınlarına, özgürlük, adalet ve insan hakları mücadelesi yürüten herkese başsağlığı diliyoruz.
Yaklaşan Etkinlikler
Haberler