Ekmek ve barış için 1 Mayıs alanlarındayız

Emek sömürüsüyle kendisini var eden kapitalist sisteme karşı direnen emekçiler ezildiler, baskı ve zulümlere uğradılar, katledildiler. Modern köleliği kabul etmeyen emekçilerin grev direnişi sonucu ilan edilen 1 Mayıs, işçilerin dayanışma ve mücadele günü olarak kabul edildi. 1 Mayıs zaman içinde emekçilerin ve ezilen halkların sömürüye, köleliğe, yoksulluğa ve sefalete karşı emekçilerin ve ezilen halkların ortak mücadelesinin sembolü haline geldi. Bugün ezilenlerin haklarına sahip çıkma günüdür. 1 Mayıs, emekçilerin bayramı olarak sistemi değiştirmek isteyenlerin mücadele günüdür. Emekçilerin, ezilen halkların, inançların ve kültürlerin dayanışma gününe dönüşen 1 Mayıs hepimize kutlu olsun.  
 
Emekle yoğrulmuş bir uygarlığın doğuşuna beşiklik etmiş bu topraklar emeğin ve alın terinin anavatanıdır. Kadın emeğiyle yaratılan demokratik uygarlığı gören bu coğrafya, günümüzde emeğin hakkının bir avuç patron tarafından gasp edildiği, emekçilerin ve işçilerin kölelik koşullarında yaşam mücadelesi verdiği, mevsimlik işçilerin yollarda can verdiği, kadın katillerinin kol gezdiği alanlara dönüşmüştür. İş cinayetleri savaşlar kadar can almaktadır. Türkiye’de her dört gençten biri işsizdir. Yaşam alanları acımasızca talan edilmekte, doğa korkunç bir şekilde tahrip edilmektedir. Kürt halkının varlık savaşına ayrılan savaş harcamaları ekonomiyi felç etmiş, işsizliği ve yoksulluğu büyütmüştür. Kazanan, kar eden patronlar ve savaş baronları olmuştur.   
 
40 yıl süren savaşa ayrılan bütçe sadece halkın kanını emmekle kalmadı, işçi ve emekçilerin birliğine de darbe indirdi, toplumu kutuplaştırdı. Kürt halkı katliam ve baskılara maruz bırakıldı. Barış ve Demokratik Toplum Süreci bu anlamda yeni bir yaşamı örmenin, umudu ve mücadeleyi örgütlemenin, emekçilerin ve yoksulların birlikteliğiyle demokratik toplumu inşa etmenin adı olmaktadır. Yeni bir dünyanın mümkün olduğuna inananlar; Türk, Kürt, Arap, Laz, Çerkez ve tüm emekçiler, işçiler, ezilenler ve kadınlar demokratik toplumun inşa gücüdür. Bu anlamda sürecin başarısı emekçilerin ve ezilenlerin de başarısı olacaktır. Ekmek ve barış mücadelesi daha fazla ortaklaşıp büyüdüğünde demokratik bir ülkenin kapıları da açılacaktır.   
 
8 Mart’ta büyüyen kadın iradesini Newroz’a taşıdık. Newroz ruhunu 1 Mayıs’ta alanlara taşıyalım ve demokratik siyaseti büyütelim. Direnişi inşaya çevirmenin coşkusuyla 1 Mayıs alanlarındayız.
Yaşasın 1 Mayıs
 
DBP Merkez Yürütme Kurulu 
1 Mayıs 2026
Yaklaşan Etkinlikler
Haberler