Bayındır, Newroz alanlarını dolduran annelerin, kadınların, gençlerin talebinin Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın fiziki özgürlüğünün sağlanması olduğunu dile getirerek, “Bu Newroz, özgürlük Newrozu’dur, demokrasi Newrozu’dur. Bu Newroz, Kürt halkının birlik Newrozu’dur. Kürtler Önderleriyle birlikte özgürleşecek. Yüzyıl önce bu şehirde, Kürtlerin statü hakkı konuşuluyordu, Kürtlerin hakları olduğu söyleniyordu. Ancak yüzyıl boyunca Kürtlerin varlığını inkar ettiler. Yüzyıl önce burada Kürtlerden bahsettiklerinde Kürtler burada değildi ama bugün bizler bu şehirdeyiz. Milyonlarız ve özgürlüğümüzden bahsediyoruz. Statü mücadelesi veriyoruz, dilimizin mücadelesini veriyoruz. Kimse Kürt halkını inkar edemez, kimse Kürt dilini yasaklayamaz. Mücadele ettik, direndik. Çok ağır bedeller verdik. Bazıları bize ‘Zayıf mısınız da barışı istiyorsunuz’ diyor. Hayır, biz barışı güçsüz olduğumuz için istemiyoruz. Biz barışı ve özgürlüğü hak ettik" dedi.
Bayındır, "Biz bunu çok tecrübe ettik. Eğer Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan özgür olmazsa biz de özgür değiliz, dilimiz de özgür değil, statümüz yoktur. Bu nedenle diyoruz ki; Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürt halkının özgürlüğüdür. Önder Apo’nun özgürlüğü, Kürdistan halkının özgürlüğüdür. Bizim için birlik ve dayanışma artık farz olmuştur. Bizler birlik ve dayanışma ile özgürlüğümüzü hızlandıracağız. Bunun en iyi örneği Rojava’dır. Kürt halkı ve Kürt halkının dostları, dünyanın her yerinde ayağa kalktı ve Rojava üzerindeki tehdit ve tehlikeyi geri püskürttü. Bizim büyük bir gücümüz var. Kürtler nerede olurlarsa olsunlar güçlüler, bilinçliler. Bizler, özgürlüğümüzü, Önderimizin özgürlüğünü ve topraklarımızın özgürlüğünü sağlayacağız. Biz kendimize inanıyoruz" diye konuştu.
22 Mart 2026


